top of page

Sessizlikte Saklı Güç


Sessizlik, büyük güçlerin gerçek evidir
Sessizlik, büyük güçlerin gerçek evidir

Eski Yunan mitolojisine göre, bir gün tanrılar kendi aralarında tartışmaya tutuşur: Kim en büyük zaferi kazanacak? Ares öfkeyle kılıcını savurur, denizleri yarar. Poseidon dalgaları kabartır, şehirleri tehdit eder. Herkes gücünü göstermek için bağırır, çağırır.

Sadece Athena sessiz kalır. O, hiçbir şey söylemeden bir parça toprağa bir zeytin dalı eker. Başta kimse anlamaz. Alay ederler. Ama zaman geçer, dal büyür, ağaç olur. Gölge verir, meyve verir, hayat verir. İnsanlar Athena'nın yanına gelir. Çünkü onlar için zafer, kılıçta değil, kök salmakta saklıdır. Athena gürültüyle değil, kalıcılıkla kazanır.


Bugün de liderlikte aynı kural geçerli. En çok konuşan değil, en derin bağ kuran kazanır.


Nörobilim bunu artık açıkça gösteriyor: İnsan beyni sadece kelimeleri değil, gerçekten dinlenip dinlenmediğini de algılıyor. Bu his, güveni, bağlılığı ve iletişimi doğrudan etkiliyor. İnsan dinlendiğini hissettiğinde, özellikle beynin prefrontal korteksi (duygusal değerlendirme) ve sosyal bağ hissi ile ilgili bölgeleri aktifleşiyor.

2012’de yapılan bir fMRI çalışmasında, karşısındaki tarafından gerçekten dinlendiğini hisseden kişinin beyninde oksitosin (bağlılık hormonu) seviyesinin yükseldiği, bunun stresi azalttığı ve iş birliğini kolaylaştırdığı tespit edildi.

2016’da yapılan başka bir araştırmada (USC, 2016) ise, dinlendiğini hisseden ekip üyelerinin %55 daha yaratıcı çözümler ürettiği ve %65 daha fazla sorumluluk aldığı ortaya çıktı.

Öte yandan, dinlenmediğini hisseden kişilerin amigdalası (tehdit algısı merkezi) aktive oluyor; stres, kapanma ve direnç baş gösteriyor.


Gerçek dinleme, bir ekip içinde görünmeyen bir güven köprüsü kurar. Bu köprü, kriz anlarında bile çözüm üretmeyi, inisiyatif almayı kolaylaştırır. Kısaca bir liderin etkisi, attığı büyük nutuklarda değil; karşısındakine “seni önemsiyorum” duygusunu hissettirebilmesinde yatıyor. Ve bu his, çoğu zaman sessizlikte doğuyor.


Krizleri çözen büyük sözler değil; doğru anda korunan derin sessizliktir.


Athena'yı hatırlayın:

Az konuştukça kök salar, az konuştukça yön verirsiniz.


Düşünüyorum; keşke bunları yıllar önce tüm CEO'larıma ve zamanında bana da hatırlatan olsaydı, dinleseydik, uygulasaydık. Ama pozitif etki yaratacak aksiyonlarda, hele düzeltmelerde, vakit hiçbir zaman geç değil.


Lao Tzu’nun öğretilerinin ruhunu yansıtan bir sözle bitiriyorum:

 "Sessizlik, büyük güçlerin gerçek evidir."


 
 
bottom of page